Ceza hukuku5 Kasım 2026
Basit Yargılama Usulünde Karara İtiraz Nasıl Yapılır?
Basit yargılama usulünde duruşma yapılmadan verilen mahkûmiyet kararına itiraz edilmesi hâlinde duruşma açılabilir ve dosya yeniden incelenebilir. İtiraz süresi, başvuru yöntemi, dörtte bir ceza indiriminin akıbeti, cezanın artma ihtimali ve örnek itiraz dilekçesi bu yazıda açıklanmaktadır.

İçindekiler
Asliye ceza mahkemesinin duruşma yapmadan verdiği bir mahkûmiyet kararıyla karşılaşan kişiler, çoğu zaman kararın nasıl verildiğini ve bu karara karşı hangi hukuki yollara başvurabileceklerini araştırmaktadır.
Asliye ceza mahkemelerinin bazı suçlar bakımından uygulayabildiği basit yargılama usulünde, iddianame taraflara tebliğ edilir ve savunmaların yazılı olarak sunulması istenir. Mahkeme, gerekli şartlar bulunduğunda duruşma yapmadan hüküm kurabilir.
Ancak basit yargılama usulüyle verilen karar kesin ve değiştirilemez değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 252. maddesi uyarınca bu hükümlere karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir. İtiraz üzerine, kural olarak duruşma açılır ve yargılamaya genel hükümlere göre devam edilir.
Bununla birlikte itiraz etmek her durumda sanık lehine sonuç doğurmaz. Özellikle basit yargılama usulünde uygulanan dörtte bir oranındaki ceza indiriminin itiraz sonrasında korunup korunmayacağı önem taşır. Bu nedenle itiraz kararı verilmeden önce hem dosyadaki delillerin hem de muhtemel hukuki sonuçların değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazıda basit yargılama usulünün hangi hâllerde uygulandığını ve hangi hâllerde uygulanamadığını, verilen hükme nasıl ve hangi süre içinde itiraz edilebileceğini, itiraz üzerine yeniden duruşma yapılıp yapılmayacağını ve sanığın itiraz etmesi hâlinde cezanın değişip değişmeyeceğini ele alıyoruz.
Basit Yargılama Usulü Nedir?
Basit yargılama usulü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesinde düzenlenen özel bir yargılama yöntemidir. Bu usulde mahkeme, kanunda belirtilen şartların bulunması hâlinde duruşma açmadan, dosya üzerinden hüküm kurabilir.
Basit yargılama usulünün amacı, belirli suçlara ilişkin yargılamaların daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlamaktır. Ancak bu usulün uygulanması, sanığın savunma hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Sanığa iddianame tebliğ edilir ve savunmasını yazılı olarak sunabilmesi için süre tanınır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, basit yargılama usulünün her dosyada uygulanmasının zorunlu olmamasıdır. Kanunda aranan koşullar bulunsa bile mahkeme bu usulün uygulanmasına karar vermek konusunda takdir yetkisine sahiptir.
Basit Yargılama Usulü Hangi Suçlarda Uygulanır?
CMK m.251/1 uyarınca basit yargılama usulü, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren ve adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir.
Burada suçun kanunda öngörülen ceza sınırına bakılır. Somut olayda sanığa verilebilecek cezanın iki yılın altında olması tek başına yeterli değildir. Esas alınması gereken, ilgili suç için kanunda belirlenen cezanın üst sınırıdır.
Kanun, basit yargılama usulüne tabi suçları tek tek saymaz. Ölçüt, suçun kanundaki cezasıdır. Aşağıdaki tabloda bazı suçların temel şekillerine ilişkin ceza aralıkları, bu ölçüte göre gösterilmiştir.
| Suç | Temel ceza aralığı | İki yıl ölçütüne uyuyor mu? |
|---|---|---|
| Tehdit (TCK m.106/1, birinci cümle) | 6 aydan 2 yıla kadar hapis | Evet, üst sınır 2 yıl |
| Çevrenin taksirle kirletilmesi (TCK m.182/1) | Temel hâlde adli para cezası; atık veya artıkların kalıcı etki bırakması hâlinde 2 aydan 1 yıla kadar hapis | Evet, üst sınır 1 yıl |
| Hırsızlık (TCK m.141/1) | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis | Hayır, üst sınır 3 yıl |
| Kasten yaralama (TCK m.86/1) | 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis | Hayır, üst sınır 3 yıl |
| Dolandırıcılık (TCK m.157/1) | 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası | Hayır, üst sınır 5 yıl |
| Resmi belgede sahtecilik (TCK m.204/1) | 2 yıldan 5 yıla kadar hapis | Hayır, üst sınır 5 yıl |
Bu tablo yalnızca örnektir ve tam bir liste değildir. Her suçun nitelikli hâlleri, cezayı artıran veya azaltan hükümleri ve birden fazla suçun birlikte işlenmesi durumu farklı sonuç doğurabilir. Bir dosyada usulün uygulanıp uygulanmayacağı, sanığa isnat edilen suçun somut fıkrasına ve aşağıdaki hariç hâllere göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Basit Yargılama Usulünün Uygulanamayacağı Hâller
Basit yargılama usulü şu durumlarda uygulanamaz:
- Duruşma günü belirlendikten sonra: CMK m.175/2 uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulüne geçilemez (m.251/1).
- Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hâllerinde (m.251/7).
- Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlarda (m.251/7).
- Kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde (m.251/8). Bu durumda usul her iki suç bakımından da uygulanmaz.
- Cezanın üst sınırı iki yılı aşıyorsa: Suçun temel şekli iki yıl ölçütüne uysa bile, cezayı artıran bir nitelikli hâl nedeniyle üst sınır iki yılı aşıyorsa basit yargılama usulü uygulanamaz.
- Dosya asliye ceza mahkemesinin görev alanında değilse: Bu usul asliye ceza mahkemesine ilişkin olduğundan, başka mahkemelerin görev alanına giren dosyalarda uygulanmaz.
Anayasa Mahkemesi, 5 Kasım 2024 tarihli ve E.2024/66, K.2024/188 sayılı kararıyla CMK m.251/7’de yer alan “sağır ve dilsizlik” ibaresini iptal etmiştir. Karar 10 Mart 2025 tarihli ve 32837 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu nedenle 10 Mart 2025 tarihinden itibaren sağır ve dilsizlik hâli, tek başına basit yargılama usulünün uygulanmasına engel değildir.
Basit yargılama usulü ile soruşturma aşamasında uygulanan seri muhakeme usulü (CMK m.250) birbirinden farklıdır. Seri muhakeme, kanunda sayılan belirli suçlarda ve Cumhuriyet savcısının teklifiyle işleyen ayrı bir usuldür.
Basit Yargılama Usulü Nasıl İşler?
Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiğinde mahkeme, öncelikle iddianameyi sanığa, mağdura ve şikâyetçiye tebliğ eder. Taraflardan beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir.
Bu tebligatta, duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği de açıkça belirtilmelidir. Mahkeme ayrıca dosyada toplanması gereken belgeleri ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edebilir.
Yazılı savunma süresi dolduktan sonra mahkeme, Cumhuriyet savcısının görüşünü almadan ve duruşma yapmadan CMK m.223’te belirtilen kararlardan birini verebilir.
Mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde ise sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Bu indirim, basit yargılama usulünün sanık bakımından en önemli sonuçlarından biridir.
Dörtte bir oranındaki indirim, temel ceza üzerinden değil, TCK m.61 uyarınca cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin işlemler tamamlanarak bulunan sonuç ceza üzerinden uygulanır.
Örneğin mahkeme, bu işlemlerden sonra sonuç cezayı 12 ay hapis olarak belirlemişse dörtte bir indirim sonucunda ceza 9 aya düşer. Bu yalnızca indirimin işleyişini gösteren basit bir örnektir; gerçek dosyada cezanın belirlenmesi ve diğer lehe hükümlerin uygulanması ayrıca değerlendirilir.
Mahkeme, koşulları bulunması hâlinde kısa süreli hapis cezasını seçenek yaptırımlara çevirebilir veya hapis cezasını erteleyebilir.
Ayrıca CMK m.231’deki koşulların bulunması ve sanığın yazılı olarak karşı çıkmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları da belirtilir.
Mahkeme gerekli görürse hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir. Dolayısıyla basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiş olması, dosyanın mutlaka duruşmasız sonuçlanacağı anlamına gelmez.
Basit Yargılama Usulünde Verilen Karara İtiraz Edilebilir mi?
Evet. CMK m.252/1 uyarınca basit yargılama usulüne göre verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
Sanık, hakkında verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa itiraz yoluna başvurabilir. Bunun yanında Cumhuriyet savcısı ve kanun yolu başvurma hakkı bulunan diğer ilgililer de kanuni şartlar çerçevesinde itiraz edebilir.
Basit yargılama usulüyle verilen hükme kimler itiraz edebilir?
Sanık ve Cumhuriyet savcısının yanı sıra, CMK m.260 kapsamında kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişiler de basit yargılama usulüyle verilen hükme itiraz edebilir.
Bu kapsamda davaya katılan kişiler, katılma talebi karara bağlanmamış veya reddedilmiş olanlar ile katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören kişiler de kanuni koşullar çerçevesinde kanun yoluna başvurabilir.
Dolayısıyla mağdur veya şikâyetçi sıfatı tek başına her durumda itiraz hakkı bulunduğu anlamına gelmez. Kişinin suçtan doğrudan zarar görüp görmediği, davaya katılma durumu ve CMK m.260’ta belirtilen koşullar birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle itiraz hakkının bulunup bulunmadığı, başvuruyu yapacak kişinin dosyadaki sıfatına ve yargılama sürecine göre ayrıca incelenmelidir.
Basit Yargılama Usulünde İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Basit yargılama usulüyle verilen hükme karşı itiraz süresi iki haftadır.
CMK m.252’de ayrıca bir süre düzenlenmediğinden, CMK m.268/1’deki genel itiraz süresi uygulanır. Bu hükme göre itiraz süresi, kararın öğrenildiği tarihten itibaren iki haftadır.
Kararın tebliğ edildiği hâllerde tebliğ tarihi, öğrenme tarihinin belirlenmesi bakımından önem taşır. Bununla birlikte tebligatın usulüne uygun olup olmadığı ve kararın daha önce öğrenilip öğrenilmediği somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kararın tebliğ tarihi ve tebligat evrakı mutlaka kontrol edilmelidir. Hükümde gösterilen kanun yolu ve süre bilgisi de dikkate alınmalıdır.
Örneğin kararın 10 Kasım tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihten önce öğrenilmediği bir durumda, iki haftalık sürenin hesabı bu tarih esas alınarak yapılır. Süre hesabında başlangıç ve bitiş günlerine ilişkin genel usul kuralları da gözetilmelidir.
İtiraz Dilekçesi Nereye Verilir?
Basit yargılama usulüyle verilen hükme karşı itiraz, hükmü veren mahkemeye yapılır.
İtiraz başvurusu;
- Hükmü veren mahkemeye hitaben hazırlanmış dilekçeyle,
- Zabıt kâtibine beyanda bulunularak ve bu beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle yapılabilir.
Başvuru dilekçesinde mahkemenin adı, dosya numarası, karar numarası, itiraz edenin kimlik bilgileri, kararın öğrenildiği tarih (uygulamada tebligat tarihi ve tebligatın usulüne uygunluğu) ve itiraz gerekçeleri belirtilmelidir.
Dilekçede yalnızca karara itiraz edildiğinin yazılması yerine, hükmün hangi nedenlerle hukuka aykırı görüldüğü açıklanmalıdır.
Örneğin delillerin değerlendirilmesindeki hata, suçun yasal unsurlarının oluşmaması, savunmanın dikkate alınmaması veya cezanın hatalı belirlenmesi gibi gerekçeler somut olayla bağlantılı şekilde ortaya konulabilir.
Basit Yargılama Kararına İtiraz Edilirse Ne Olur?
Basit yargılama usulüyle verilen hükme karşı süresi içinde ve usulüne uygun şekilde itiraz edilmesi ve itirazın CMK m.252/6-7 kapsamındaki istisnalardan birine girmemesi hâlinde dosyada duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam edilir.
AYM Kararı ve 7499 Sayılı Kanun Değişikliği
Basit yargılama usulünde verilen hükme itiraz edilmesi hâlinde duruşmanın aynı mahkeme tarafından açılmasını öngören eski CMK m.252/2 hükmü, Anayasa Mahkemesinin E.2020/79, K.2023/113 sayılı ve 22.06.2023 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Karar 11.10.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmü yayımından dokuz ay sonra, 12.07.2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bunun yanında 7499 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle CMK m.252 yeniden düzenlenmiştir. 7499 sayılı Kanun, 12 Mart 2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, 17. maddesi 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle internette karşılaşılabilecek, itiraz üzerine duruşmanın hükmü veren mahkeme tarafından yapılacağını belirten eski açıklamalar güncel düzenlemeyi yansıtmamaktadır.
Güncel düzenlemeye göre itiraz üzerine dosyanın hangi mahkemede görüleceği şöyle belirlenir:
- Aynı yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunuyorsa dosya, tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir.
- Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde aynı mahkemede yetkili başka bir hâkim varsa duruşma bu hâkim tarafından açılır.
- Aynı mahkemede yetkili başka bir hâkim bulunmuyorsa adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim duruşmayı açar.
İtiraz üzerine yapılan yargılamada genel hükümlere göre hareket edilir. Sanık savunmasını duruşmada sunabilir, delillerin toplanmasını isteyebilir ve tanıkların dinlenmesini talep edebilir. Mahkeme de dosyanın durumuna göre gerekli araştırmaları yapar.
Taraflar duruşmaya katılmazsa ne olur?
CMK m.252/2 uyarınca taraflar duruşmaya gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu hususun belirtilmesi gerekir. Bu düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve E.2025/96, K.2025/150 sayılı kararında incelenmiş ve iptal talebi reddedilmiştir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi, 6 Kasım 2025 tarihli ve E.2025/222, K.2025/213 sayılı kararında CMK m.252/2 hükmüne yönelik iptal başvurusunu incelemiştir. Başvurunun çeşitli bölümleri, uygulanabilirlik, açıkça dayanaktan yoksunluk ve başvuru usulüne ilişkin gerekçelerle reddedilmiş; bazı bölümler yönünden ise daha önce verilen karar nedeniyle yeniden başvuru yapılmasının önündeki on yıllık süre dikkate alınmıştır. Bu kararla CMK m.252/2 hükmünü yürürlükten kaldıran bir iptal kararı verilmemiştir. Dolayısıyla basit yargılama kararına itiraz sonrasında uygulanacak güncel usul, 7499 sayılı Kanun’la değiştirilen CMK m.252 hükümleridir.
Bu nedenle itiraz ettikten sonra duruşma gününü takip etmek ve duruşmaya katılmak önemlidir. Duruşmaya katılmamak, yargılamanın mutlaka erteleneceği veya kişinin savunmasının ayrıca alınacağı anlamına gelmez.
Sanık İtiraz Ederse Ceza Artar mı?
Basit yargılama usulünde verilen karara itiraz etmeden önce üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri budur.
CMK m.252/3’e göre itiraz üzerine yargılama yapan mahkeme, basit yargılama usulü kapsamında verilen önceki hükümle bağlı değildir. Başka bir ifadeyle mahkeme, yeni yargılama sonucunda önceki karardan farklı bir hüküm kurabilir.
Bu durum, sanık tarafından itiraz edildiğinde önceki hükümde uygulanan dörtte bir oranındaki indirimin otomatik olarak korunmaması sonucunu doğurur. Kanun, bu indirimin uygulanmasını özellikle itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapılması hâli için düzenlemiştir.
Örneğin basit yargılama sonucunda dörtte bir indirim uygulanarak 9 ay hapis cezası verilen bir sanık, karara itiraz ettiğinde yeni yargılamada önceki hükümle bağlı olmayan mahkeme tarafından yeniden değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda ceza miktarı değişebilir.
İtiraz üzerine yapılacak yargılamada mahkemenin önceki hükümle bağlı olmaması, yalnızca cezanın artırılabileceği anlamına gelmez. Yeni yargılama sonucunda beraat kararı verilmesi veya daha az ceza belirlenmesi de mümkündür.
Dolayısıyla sanığın itiraz etmesi hâlinde cezanın mutlaka artacağını söylemek doğru değildir. Ancak önceki hükümdeki dörtte bir indirimin korunacağı da varsayılmamalıdır.
İtirazdan önce şu hususlar birlikte değerlendirilmelidir:
- İlk hükümde belirlenen temel cezanın hukuka uygun olup olmadığı,
- Suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı,
- Dosyadaki delillerin mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı,
- Savunmada ileri sürülen hususların değerlendirilip değerlendirilmediği,
- Haksız tahrik, takdiri indirim, erteleme veya diğer lehe hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı,
- Dörtte bir indirimin kaybedilmesi ihtimalinin somut dosyada nasıl bir sonuç doğurabileceği.
Özellikle mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, yalnızca indirim kaybı ihtimali nedeniyle itiraz hakkından vazgeçilmesi de doğru bir yaklaşım olmayabilir. Önemli olan, dosyanın bütününü değerlendirerek hukuki ve fiilî riskleri birlikte tartmaktır.
İtirazdan Vazgeçilirse Ne Olur?
CMK m.252/2’de itirazdan vazgeçilmesinin sonucu ayrıca düzenlenmiştir.
Buna göre duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
Bu düzenleme, itiraz başvurusu yapıldıktan sonra da belirli bir aşamaya kadar başvurudan vazgeçilebileceğini göstermektedir. Ancak vazgeçme kararının sonuçları dikkate alınmalıdır. İtirazdan vazgeçilmesi hâlinde başvuru yapılmamış sayılır. İlk hükmün kesinleşmesi ise diğer ilgililerin süresinde itiraz edip etmediğine ve kesinleşmeye engel başka bir hukuki durum bulunup bulunmadığına göre belirlenir.
Bu nedenle itirazdan vazgeçmeden önce ilk kararın sonuçları ve dosyanın mevcut durumu yeniden değerlendirilmelidir.
İtiraz Üzerine Verilen Yeni Karara Karşı Tekrar Kanun Yoluna Başvurulabilir mi?
Evet. CMK m.252/5 uyarınca itiraz üzerine, genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda verilen yeni hükme karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
Burada ilk basit yargılama kararına karşı yapılan itiraz ile itiraz üzerine duruşma sonucunda verilen yeni karara karşı başvurulabilecek kanun yolu birbirinden ayrılmalıdır.
Yeni hükmün istinafa tabi olup olmadığı, kesin nitelikte bulunup bulunmadığı ve hangi kanun yoluna başvurulabileceği; hükmedilen cezanın türüne ve miktarına, suçun niteliğine ve yürürlükteki kanun hükümlerine göre belirlenir.
Dolayısıyla itiraz üzerine verilen her kararın mutlaka istinaf edilebileceği söylenemez. Yeni hükmün kanun yolu bilgisi ayrıca kontrol edilmelidir.
Her İtiraz Üzerine Duruşma Açılır mı?
Hayır. CMK m.252’de bazı itirazların duruşma açılmadan incelenmesi öngörülmüştür.
- İtirazın süresinde yapılmaması veya başvuru hakkı bulunmayan kişi tarafından yapılması: CMK m.252/6 uyarınca itirazın süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan kişi tarafından yapıldığı değerlendirilirse dosya, CMK m.268/2 uyarınca itirazı incelemeye yetkili mercie gönderilir. Merci, bu konularla sınırlı inceleme yaparak kararını gereği için mahkemesine gönderir.
- İtirazın yalnızca yargılama gideri, vekâlet ücreti veya maddi hataya ilişkin olması: CMK m.252/7 uyarınca bu durumda CMK m.268/2 hükmü uygulanır. İtiraz, genel hükümlerdeki inceleme usulüne göre değerlendirilir.
Dolayısıyla her itirazın yeniden duruşma açılmasına ve esas hakkında yargılamanın tekrarlanmasına yol açtığı düşünülmemelidir.
Birden Fazla Sanık Bulunması Hâlinde Diğer Sanıklar da İtirazdan Yararlanabilir mi?
Bir dosyada birden fazla sanık bulunması hâlinde sanıklardan birinin itiraz etmesi, diğer sanıkların da otomatik olarak itiraz etmiş sayılması sonucunu doğurmaz.
Bununla birlikte CMK m.252/4’te sanık lehine bir düzenleme bulunmaktadır. İtiraz üzerine verilen hüküm sanık lehine ise ve bu lehe durumun itiraz etmeyen diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, diğer sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen karardan yararlanır.
Örneğin birden fazla sanığın bulunduğu dosyada, itiraz üzerine yapılan değerlendirmede tüm sanıkları ilgilendiren ortak bir hukuki hata tespit edilirse bu durumun diğer sanıklar bakımından da sonuç doğurması mümkün olabilir.
Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için verilen kararın niteliği ve diğer sanıklar yönünden de uygulanabilir olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Basit Yargılama Usulünde Verilen Karara Hangi Nedenlerle İtiraz Edilebilir?
İtiraz dilekçesinin etkili olabilmesi için yalnızca karara katılınmadığının belirtilmesi yeterli değildir. Hükmün hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu somutlaştırılmalıdır.
Dosyanın özelliklerine göre aşağıdaki hususlar itiraz gerekçesi olarak ileri sürülebilir:
- Suçun yasal unsurlarının oluşmaması: Sanığa yüklenen eylemin ilgili suçun kanuni unsurlarını taşımadığı düşünülüyorsa bu husus açıklanmalıdır.
- Delillerin yetersiz olması: Mahkûmiyet hükmünün hangi delillere dayandığı, bu delillerin mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı ve sanık lehine olan delillerin neden değerlendirilmediği üzerinde durulmalıdır.
- Savunmanın değerlendirilmemesi: Sanığın yazılı savunmasında ileri sürdüğü önemli itirazların kararda karşılanmaması veya savunmanın yeterince değerlendirilmemesi, somut olayın özelliklerine göre hukuka aykırılık oluşturabilir.
- Eksik araştırma yapılması: Tanıkların dinlenmesi, kamera kayıtlarının getirtilmesi, bilirkişi incelemesi yapılması veya başka delillerin toplanması gerekiyorsa bunların neden önemli olduğu açıklanmalıdır.
- Cezanın hatalı belirlenmesi: Temel cezanın belirlenmesi, artırma ve indirim nedenlerinin uygulanması, seçenek yaptırımlar veya diğer lehe hükümlerin değerlendirilmesi yönünden hata bulunduğu düşünülüyorsa ilgili hukuki gerekçeler gösterilmelidir.
Bu nedenler her dosyada aynı sonucu doğurmaz. İtirazın hangi gerekçeye dayandırılacağı, iddianame, yazılı savunma, deliller ve gerekçeli karar birlikte incelenerek belirlenir.
Basit Yargılama Usulü İtiraz Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki dilekçe, basit yargılama usulüyle verilen mahkûmiyet kararına sanığın kendi adına itiraz etmesi için hazırlanmış genel bir örnektir. Her dosyanın olayları ve hukuki sorunları farklı olduğundan dilekçenin somut olaya göre düzenlenmesi gerekir. Dilekçe bir müdafi tarafından hazırlanacaksa anlatım müdafi sıfatına göre uyarlanmalıdır.
[İLGİLİ] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [Esas numarası]
KARAR NO: [Karar numarası]
İTİRAZ EDEN SANIK: [Ad Soyad]
T.C. KİMLİK NO: [T.C. Kimlik Numarası]
ADRES: [Tebligata elverişli adres]
MÜDAFİİ: [Varsa avukatın adı ve soyadı]
KONU: CMK m.252 uyarınca basit yargılama usulüyle verilen hükme karşı itirazlarımın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALARIMIZ:
- Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyasında, CMK m.251 kapsamında basit yargılama usulü uygulanarak [karar tarihi] tarihinde hüküm kurulmuştur. Söz konusu kararı [öğrenme tarihi] tarihinde öğrendim. İşbu itiraz başvurusu yasal süresi içerisinde yapılmaktadır. [Karar tebliğ edilmişse tebliğ tarihi de burada belirtilebilir.]
- Mahkeme tarafından verilen mahkûmiyet hükmüne katılmıyorum. Dosya kapsamında bulunan deliller, savunmalarım ve olayın gerçekleşme biçimi birlikte değerlendirildiğinde mahkûmiyet kararının hukuka uygun olmadığı kanaatindeyim.
- Şöyle ki; [Somut olayda itiraz gerekçeleri açıklanmalıdır. Örneğin yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığı, sanık lehine olan delillerin değerlendirilmediği veya cezanın hatalı belirlendiği açıklanmalıdır.]
- Ayrıca [varsa] yargılama sırasında dinlenmesini talep ettiğim tanıkların dinlenmesi, ilgili kayıtların dosyaya getirtilmesi ve diğer delillerin toplanması gerekmektedir. Bu hususlar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve savunma hakkımın etkin biçimde kullanılabilmesi bakımından önem taşımaktadır.
- Açıklanan nedenlerle CMK m.252/2 uyarınca itirazım üzerine duruşma açılmasını ve yargılamaya genel hükümlere göre devam edilmesini talep ediyorum.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- CMK m.252/2 uyarınca itirazım üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine,
- [Varsa] bildirdiğim tanıkların dinlenmesine ve delillerin toplanmasına,
- Yargılama sonucunda üzerime atılı suçtan beraatime,
- Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan kanuni hükümlerin uygulanmasına
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Tarih: [Tarih]
İtiraz Eden Sanık
Ad Soyad – İmza
Not: Bu dilekçe genel bir örnektir. İtirazın gerekçeleri, talep edilen deliller ve sonuç kısmı somut dosyaya göre düzenlenmelidir. Özellikle yalnızca duruşma açılmasını istemek yerine, mahkûmiyet hükmünün hangi nedenlerle hukuka aykırı olduğu açıklanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1)Basit yargılama usulü hangi durumlarda uygulanmaz?
Duruşma günü belirlendikten sonra, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hâllerinde, soruşturma veya kovuşturması izne ya da talebe bağlı suçlarda, kapsama giren suçun kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde, cezanın üst sınırı iki yılı aşıyorsa ve dosya asliye ceza mahkemesinin görev alanında değilse basit yargılama usulü uygulanamaz.
2)Basit yargılama usulünde verilen karar kaç günde kesinleşir?
Karara karşı iki haftalık itiraz süresi içinde başvuru yapılmazsa hüküm kesinleşir. Kesinleşme tarihi, somut olayda öğrenme ve süre hesabına ilişkin usul kuralları dikkate alınarak belirlenir.
3)Basit yargılama usulünde duruşma yapılmadan hapis cezası verilebilir mi?
Evet. CMK m.251’deki koşulların bulunması hâlinde mahkeme duruşma yapmadan mahkûmiyet kararı verebilir. Mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
4)Basit yargılama kararına itiraz edince yeniden duruşma yapılır mı?
Kural olarak evet. Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz üzerine CMK m.252/2 uyarınca duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilir. Ancak yalnızca yargılama gideri, vekâlet ücreti veya maddi hataya ilişkin itirazlar ile süresinde yapılmayan ya da başvuru hakkı bulunmayan kişi tarafından yapılan itirazlar farklı usule tabidir.
5)Sanık itiraz ederse dörtte bir ceza indirimi kalkar mı?
Sanığın itiraz etmesi hâlinde önceki hükümde uygulanan dörtte bir indirim otomatik olarak korunmaz. CMK m.252/3, bu indirimin itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapılması hâlinde uygulanacağını düzenlemektedir. Yeni mahkeme önceki hükümle bağlı değildir.
6)İtiraz üzerine verilen yeni karar istinaf edilebilir mi?
İtiraz üzerine genel hükümlere göre verilen yeni karara karşı CMK m.252/5 uyarınca genel kanun yolu hükümleri uygulanır. Kararın istinafa açık olup olmadığı hükmün niteliğine ve kanuni şartlara göre belirlenir.
Sonuç
Basit yargılama usulü, belirli suçlarda ceza yargılamasının daha kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçlayan bir yöntemdir. Ancak duruşma yapılmadan hüküm kurulması, verilen kararın hukuka aykırılık taşıdığı iddiasının incelenmesine engel değildir. CMK m.252, bu usulle verilen hükümlere karşı itiraz hakkı tanımaktadır.
İtiraz üzerine kural olarak duruşma açılır ve dosya genel hükümlere göre yeniden değerlendirilir. Bununla birlikte sanığın itiraz etmesi hâlinde önceki hükümde uygulanan dörtte bir indirimin korunmaması ve yeni mahkemenin önceki hükümle bağlı olmaması önemli sonuçlardır.
Bu nedenle itiraz kararı verilirken yalnızca mahkûmiyet hükmüne karşı duyulan memnuniyetsizlik değil, dosyadaki deliller, savunma imkânları, hukuka aykırılık iddiaları ve itirazın muhtemel sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuki bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir ceza dosyasında itiraz süresi, başvuru hakkı ve itirazın muhtemel sonuçları; dosya kapsamı ve kararın özellikleri incelenerek değerlendirilmelidir.
Av. Ahmet Şerhat Ağdağ · Tekirdağ Barosu - 1475. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut hukuki durumunuz için bir avukatla görüşmenizi öneririz.
Sorular ve cevaplar
Bu yazıyla ilgili kısa bir sorunuz mu var? Sorunuzu yazın, avukat cevaplasın. Yayınlanan cevaplar aşağıda.
Bu konuda bir avukatla görüşmek ister misiniz?
Bu yazıda anlatılan konuyla ilgili durumunuzu bir avukatla görüşmek ister misiniz?
1 saate kadar online görüşme · 5.500 TL (KDV dahil) · 3 taksite kadar